![]() |
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||
Gündem Dünya Ekonomi Spor Sağlık Yaşam Teknoloji Kültür-Sanat Hava-Yol Sky Galeri |
![]() ANALİZ: Türkiye'nin son on yılı! Yeni Şafak gazetesinde Yasin Doğan müstearıyla yazan, başbakanın danışmanı Yalçın Akdoğan bugünkü yazısında, hem Türk hem de Kürt milliyetçiliğinin yükseldiğine işaret etti ve ´ortamın gerileceği´ sonucuna vardı. Bunu AKP iktidarının seçim analizi olarak da alabiliriz. Akdoğan'a göre "Hizmet partisi olarak kendisini niteleyen" AKP'ye karşı "kimlik siyasetini ve ideolojik kutuplaşmayı ön plana çıkaran siyasi hareketler" konumlarını güçlendirmiştir. Akdoğan'a göre kimlik siyaseti yapan partiler MHP, DTP ve SP'dir. CHP ise ideolojik katılığın partisidir. Üçü de az çok seçimlerden güçlenerek çıkmıştır. Yasin Doğan, bu seçim sonucunun Türkiye siyasetini daha zor bir sürece soktuğu kanısında. Bu yeni dönemde "Yaklaşım, üslup, tutum ve politika üzerinde bu olumsuzlukların sarsıcı etkisi görülecek." Bunlar Yasin Doğan nam Yalçın Akdoğan'ın saptamaları… "Kriz AKP'yi silecek, gerilim yükselecek!" Bu da Amerikan düşünce kuruluşu CSIS'in yayımladığı Türkiye raporunun saptaması. Amerikan düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Etütler Merkezi (Center for Strategic and International Studies - CSIS) önceki gün yayımladığı ancak seçimlerden önce hazırlandığı açık olan 100 sayfalık Türkiye raporunda, Türkiye'nin gelecek on yılı için oldukça karanlık bir tablo çiziyor. Obama'ya sunulan bu raporun ciddiye alınması gereken pek çok yanı var. Birincisi, raporun 29 Mart seçimlerinin sonucunu inanılmaz bir isabetle öngörmüş olması. İkincisi raporda Zbigniew Brzezinski ve Brent Scowcroft gibi etkili uzmanların imzasının bulunması. Kuruluşun Türkiye programı direktörü olan Bülent Alirıza'nın yazdığı 'Türkiye'nin Değişen Dinamikleri' başlıklı ilk bölümün ana başlıkları şöyle: 1.Türkiye dış politikada bir belirsizlik dönemine giriyor. 2. AKP'nin toplumsal desteği azalıyor. 3.Bu parti özellikle kapatma davasıyla ıslah edildi ve yönünü şaşırdı. 4.Artık sadece büyüyen dini hassasiyetin temsilcisi konumunda. 5.Sıkıştığı için Kürt sorununda Genelkurmay'a, AB ve Batı konusunda milliyetçiliğe yanaştı. Dolayısıyla artık AB, sivil özgürlükler, Kürtler, dinsel azınlıklar ve Kıbrıs gibi diğer hassas meselelerde adım atmakta gönülsüz. 6.Gülen haraketi ile aralarında belli bir mesafe oluşmuş durumda. 7.Ordu bütün bunlara rağmen müdahaleye isteksiz. 8.AKP Kürt seçmeni kesinlikle kaybetti. 9.Ekonomik kriz ve küreselleşmeci tutumuyla iktidara oturan bu parti yine küresel ekonomik kriz nedeniyle çöküşte. IMF anlaşması bu çöküşü hızlandıracak. 10.Bütün bunların sonucunda hoşgörü azalacak ve iç çatışmalar gelecek 10 yılı belirleyecek. 29 Mart seçimlerinden önce kaleme alınan raporun seçim öngörüsü de şöyle: "ANAP'tan beri tek başına iktidar olan ilk parti olan AKP, Mart 2009 yerel seçimlerinde birinci çıksa da, 2007'de kazandığı yüzde 47'lik oy oranını tutturamayabilir. Gerileme büyük ölçüde ekonomik krizden kaynaklanacak. AKP hâkimiyeti hemen bitmeyecek, fakat CHP, MHP ve SP'nin AKP'ye desteğin azalışından fayda sağlaması neredeyse kesin. Birçok Kürt seçmen Erdoğan'dan uzaklaşmış görünüyor." Seçimlerin sonucu da budur. CSIS raporu AKP'nin bitişine bir "iç savaş"ın eşlik edeceğini ima ediyor. Raporda bununla ilgili en açık ifadeler şöyle: "AB'ye yönelik umutların azalması, Türkiye'yi Kürtlere, Alevilere ve gayrı Müslim azınlıklara karşı daha hoşgörüsüz, muhalefete ve ifade özgürlüğüne daha kapalı bir ülke haline getirebilir." Özetle CSIS AKP'den sonra iki ihtimale dikkat çekiyor; ya daha milliyetçi bir hükümet ya da "askeri liderliğin" arz-ı endam etmesi. İşin ilginç yanı raporda her iki olasılığın da Türk-Amerikan ilişkileri açısından bir tehlike arz etmediği saptaması yapılması. Bu raporda şu açıklıkta yazılı: "Bu tür hükümetler genelde daha izolasyoncu olsa da, ilişki kalıcı ortak çıkarlar üzerinden sürdürülecektir. Fakat alenen İslamcı bir Türkiye işbirliğini daraltıp, ABD'nin politikalarına özellikle Ortadoğu'da meydan okuyabilir. Türkiye iç veya ekonomik sorunları nedeniyle parçalanmaz, fakat gelecek 10 yıl bu mühim ülke için zor." Pek çok yeniliğe işaret eden bir saptama. Ekonomik krize eşlik edecek bir siyasal kriz kapıda. ABD için yeni şartların yeni aktörlerinin bir sakıncası yok. AKP'den çoktan vazgeçilmiş durumda. Anlaşılan o ki gelecek on yıl hem AKP, hem de Türkiye için zor olacak.
Dileriz Türkiye'nin son on yılı olarak anılmaz….
|
||||||||||
| Copyright © 2006 SKYTURK, Görüş ve sorularınız için info@skyturkonline.com adresine mesaj gönderebilirsiniz SKYTURK Televizyonu ile ilgili erişim bilgileri için tıklayınız |